Sanal Mısır Muhalefeti: Pornografiden Siyasi Fuhşa
Sanal Mısır Muhalefeti: Pornografiden Siyasi Fuhşa
Daha önce, yurt dışındaki Mısır muhalefetinin performansının siyasi ve medya pornografisinden öte bir şey olmadığını yazmıştım. Bakış açımın daha net anlaşılması için bu yazıyı okuduktan sonra o makaleye de göz atmanızı tavsiye ederim.
“Önce Arap Dünyasında Demokrasi” konferansını büyük bir ilgiyle takip ettim. Dikkatimi çeken ilk şey “Arap Dünyası” ifadesi oldu. “Vatan” kelimesini göremedim. Neden “Arap Dünyası”? Neden “Arap Vatanı” değil?
Bana göre bu affedilemez bir ayrıntıdır. Çünkü topraklarımızdan uzaklaştırılmış olsak bile, söz konusu olan kendi topraklarımız olduğunda “vatan” deriz.
“Arap Vatanı” ifadesi, toprağın bütünlüğünü ve Arap birliğinin kaçınılmazlığını ifade eder. Ancak “Arap Dünyası” kavramı, sömürge döneminden kalma ve bölünmeye açık bir anlayışı çağrıştıran bir terimdir. Bu kavramın kullanılması; birlik duygusunu zayıflatmak, parçalanma hissini güçlendirmek, toplumları düşünsel bir karmaşaya sürüklemek ve bölünme teorilerini kurumsallaştırmak anlamına gelir.
Konferansta samimi duygular içeren bazı güçlü konuşmalar vardı. Özellikle Tunus eski Cumhurbaşkanı Moncef Marzouki’nin konuşması dikkat çekiciydi. Tawakkol Karman’ın konuşması da sert olmakla birlikte etkileyici ve Arap Baharı kuşağının bakış açısını yansıtan bir konuşmaydı.
Ancak konferansta Mısırlı gençlerin neredeyse hiç bulunmaması dikkatimi çekti. Sadece sonunda genç mühendis Mahmoud Fathy bir konuşma yaptı. Konferansa katılım biçimine katılmasam da, kendisinde geliştirilebilecek bir bilinç ve olgunluk gördüm.
Beni en çok etkileyen konuşma ise Ürdünlü mücadele insanı Laith Shubeilat’ın konuşmasıydı. Onun sözleri, kimsenin duymak istemediği gerçeğin özünü taşıyordu.
Bunun yanında kendilerini “Mısırlı muhalifler” olarak tanımlayan kişilerin konuşmalarını da dikkatle dinledim. Yeni bir şey söylemelerini veya geçmiş hatalarından ders çıkardıklarını görmeyi umuyordum.
Fakat karşılaştığım şey, konferans başlığındaki “sanal” kelimesinin gerçek anlamını doğrulayan bir tablo oldu.
Mısır’ın “sanal” muhalefetinin uykudan uyanacağını ve yeni bir sayfa açacağını ummuştum. Ancak hayal kırıklığına uğradım. Varlıkları hâlâ sanal kalmıştı. Bana göre konferansa katılmalarının amacı, geçmişteki siyasi başarısızlıklarını temizlemek için saygın muhaliflerin arkasına sığınmak ve yeni bir meşruiyet alanı oluşturmaktı.
Demokrasiyle ilgilenen değerli okuyucuya şunu kendi deneyimime dayanarak söylüyorum: Yurt dışındaki Mısır muhalefeti, benim gözümde “pornografi” aşamasından “siyasi yozlaşma” aşamasına geçmiştir.
Peygamberimizin şu sözü hatırlanmalıdır:
“Utanmıyorsan dilediğini yap.”
Annemin Allah rahmet eylesin söylediği bir atasözü de vardır:
“Kel, yeğeninin saçlarıyla övünür.”
Bu, konferanstaki Mısır temsilinin en doğru açıklamasıdır.
Mısır adına ortaya çıkan temsil, son on yılda başarısız siyasi gösterilerle tanınan sanal figürlerin bir araya gelmesinden ibaretti.
Bu nedenle şu soruyu sormak gerekir:
Neden ulusal bir programa ve gerçek bir projeye sahip gerçek bir Mısır muhalefeti ortaya çıkmıyor?
Yoksa yaşananlar yine uluslararası aktörlerin ihtiyaç duyduğu başka bir siyasi gösteriden mi ibaret?
Değerli Arap halkları,
Bu insanların başarısızlıklarından ders çıkarın. Skandalları ve başarısızlıkları artık kimse için gizli değildir. Demokrasi ve insan hakları söylemiyle ortaya çıkan ancak kendi çevresinde dışlayıcı ve yoz uygulamalarla anılan kişilerin, Mısır halkı adına konuşması büyük bir çelişkidir.
Kendi kurumlarınızda çalışan insanlara uyguladığınız baskıları anlatın. Sözleşmesiz, güvencesiz ve geleceksiz çalışan insanların durumunu anlatın.
Türkiye’de hukuka saygınızı ve vergi konularındaki uygulamalarınızı anlatın. Türk halkının hakkı olan kaynaklar konusunda ne yaptığınızı açıklayın.
Bize kliklerin demokrasisini, medya gruplarının demokrasisini, destekçinin demokrasisini, çifte standartların ve düşünsel çelişkilerin demokrasisini anlatın.
Kendiniz demokrasiye izin vermezken Biden’dan demokrasi talep etmeniz nasıl açıklanabilir?
Yurt dışındaki gençlerin seslerini sustururken ifade özgürlüğü talep etmeniz nasıl mümkün olabilir?
Konferansta gençlerin yokluğu bunun en açık göstergesidir.
Mısır vatandaşına onurlu bir yaşam talep ederken İstanbul’da zor durumda kalan aileleri ve gençleri nasıl görmezden gelebilirsiniz?
Tutuklular için özgürlük isterken size karşı çıkan sesleri susturmak için girişimlerde bulunmanız nasıl açıklanabilir?
Bu nedenle bu mesajı dünya vicdanına yöneltiyorum.
Sayın dünya kamuoyu,
Bu kişiler Mısır’ı veya Mısır halkını temsil etmiyor. Onlar, ulusların krizlerinden faydalanmayı bilen ve mağdurların acıları üzerinden siyaset yapan aktörlerdir.
Mısır halkı demokrasiye layıktır; ancak bu insanların kapısından geçen bir demokrasiye değil.
Muhalefet, destek veren bir ülkenin veya büyük bir televizyon kanalının verdiği bir unvan değildir.
Son olarak şunu söylüyorum:
Çabalarınız için teşekkür ederiz. Ancak gelecekteki devrimlerde yüzlerinizi görmemeyi diliyoruz.
Yurt dışındaki “sanal” Mısırlı muhaliflere hatırlatmak gerekir:
“Kendisinde olmayan şeyi başkasına veremez.”
Demokrasiyi uygulayamayanların başkalarından demokrasi istemesi doğru değildir.
Gerçek reform projelerinin sahipleri, özellikle Dr. Moncef Marzouki gibi isimler, gerçek vatansever Mısırlı muhalifleri aramalıdır.
Mısır muhalefetinin yeniden temizlenmesi artık ertelenemez bir ihtiyaçtır; özellikle de mağdur olan insanlar için bu bir hayat meselesidir.